gaziantep lisesi
 
  Ana Sayfa
  Sohbet Odası
  Bize Ulaşmak İçin
  İletişim
  Anketler
  GAZİANTEP LİSESİ HABERLERİ
  Okulumuzun Tarihi
  Gaziantep Lisesi Mezunları
  Okulumuzun Resimleri
  Okulumuzun Bölümleri
  E-OKUL
  öSYM
  TBMM
  ATATÜRK'ÜN ALBÜMÜ
  Atatürk'ün Hayatı
  Atatürk İlkeleri
  Atatürk Devrimleri
  Atatürk Özdeyişleri
  Resimlerle Atatürk'ün Sözleri
  Roman Özetleri
  Gün Olur Asra Bedel
  Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
  Aşkı Memnu
  Çalıkuşu
  Küçük Ağa
  Sinekli Bakkal
  Yaprak Dökümü
  Yaban
  Ankara
  Handan
  Mai ve Siyah
  Sergüzeşt
  GAZİATEP MÜZESİ
  SİGARANIN ZARARLARI
  Devlet Güzel Sanatları Galerileri
  İl Alan Kodları
  Acil Telefonlar Kodu
  Ülke Telefon Kodları
  Komik Şiirler
  OSMANLI TARİHİ
  MUHTASAR OSMANLI DEVLETİ TARİHİ
  OSMANLI TARİHİ KRONOLOJİSİ
  Tahttan İndirilenler
  Fetret Süreleri
  1. DÜNYA SAVAŞI
  LALE DEVRİ
  SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI
  MONDROS ATEŞKES ANTLAŞMASI
  KUVAY-İ MİLLİYE
  KASR-I ŞİRİN ANLAŞMASI
  NİZAM-I CEDİD
  SALTANATIN KALDIRILMASI
  TOPÇU OCAĞI
  TIMAR KANUNU
  SANAYİ İNKILABI
  HUMBARACI OCAĞI
  HİLAFETİN KALDIRILMASI
  ÇANAKKALE CEPHESİ
  Metin2 Hilelerini Çaliştirmak
SALTANATIN KALDIRILMASI

              SALTANATIN KALDIRILMASI

Mudanya Mütarekesi'nden sonra, Lozan Barış Konferansı için hazırlıklar başlayınca, Osmanlı Hükümeti, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yanında konferansa katılmak arzusunda olduğunu bildirdi. İtilaf Devletleri'nin, hala İstanbul'da bir hükümet tanımak ve onu da Türkiye ile birlikte konferansa çağırmak istemeleri ve bu hükümetin de, delegeleri beraberce seçmek için Büyük Millet Meclisi'ne başvurması, Mustafa Kemal Paşa'yı harekete geçirdi.

Sadrazamı Tevfik Paşa'nın barış konferansında görüş ve sözbirliği, Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na çektiği telgraf, Mecliste tepkiyle karşılandı. Gerek Mustafa Kemal Paşa'nın, 24 Nisan 1920 tarihli önergesinde ve gerekse 20 Ocak 1921 tarihli Anayasada egemenliğin millette olduğu ilan edilmişti.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve pek çok milletvekilinin ortak teklifi 30 Ekim 1922 günü TBMM'de görüşülmeye başlandı. Önergede Saltanatın kaldırıldığı belirtiliyordu. Saltanatla birleşmiş olan "halifelik" ise ondan ayrılacaktı. Ateşli görüşmeler sırasında şu düşüncelerin Meclis Genel Kuruluna hakim olduğu görüldü: Saltanat, Halifelikten ayrılsın ve kaldırılsın. Halifeyi biz seçelim; -Saltanat ve Halifelik birbirinden ayrılamaz. Bu nedenle, eğer Saltanat kaldırılırsa Halifelik de kalkmış olur ki, böyle bir durum düşünülemez.

Görülen şuydu: Başta Hüseyin Rauf (Orbay) Bey ve Refet (Bele) Paşa gibi, Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın yakın arkadaşlarının bulunduğu bir grup, Halifeliğin Saltanattan ayrılamayacağını ileri sürüyorlardı. Saltanatın kaldırılması hakkında kanun tasarısı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Karma Komisyonunda görüşülürken, hilafetle saltanatın ayrılamayacağı düşüncesi ileri sürüldü. İlk grubun içinde bulunanlar ise böyle bir ayrımın mümkün olduğunu belirtiyorlardı.

Mustafa Kemal Paşa söz alarak, tarihsel ve bilimsel açıklamalarda bulunarak, yüksek sesle şunları söyledi: "Hakimiyet ve saltanat hiç kimse tarafından hiç kimseye, ilim icabıdır diye müzakereyle, münakaşa ile verilemez. Hakimiyet, saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk Milletinin hakimiyet ve saltanatına vaziülyed olmuşlardı (zorla el koymuşlardı). Bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdir. Şimdi de, Türk milleti bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek, hakimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor.

Bu bir emrivakidir. Mevzubahis olan, millete saltanatını, hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız meselesi değildir. Mesele zaten emrivaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu behemehal olacaktır. Burada içtima edenler (toplananlar) Meclis ve herkes meseleyi tabii görürse, fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde, yine hakikat usulü dairesinde ifade olunacaktır. Fakat ihtimal bazı kafalar kesilecektir."

Mustafa Kemal Paşa'nın bu çok önemli ve tarihi konuşması sonunda, Karma Komisyon'da, görüşülen teklif hemen kabul edilmiş ve ivedilikle Genel Kurulda görüşülerek, 1 Kasım 1922'de 308 Numaralı karar olarak benimsenmiştir. Yeni Türkiye'nin yeni temellerinin de bir ifadesi olan bu karar ile, hilafet ve saltanat birbirinden ayrılmış, saltanat kaldırılmıştır. Ertesi gün, TBMM, Osmanlı veliahdı Abdülmecid Efendi'yi halife seçmiştir.

Böylece, çok önemli bir gelişme sağlanmıştır. TBMM'nin Saltanatı kaldırma kararı, İstanbul Hükümeti tarafından da benimsenmiştir. Hükümet istifa etmiştir. Devir ve teslim işlerine derhal başlanmıştır. Bu tutum, Saltanatın kaldırılmasının beklendiğini de gösterir. Saltanatın kaldırılma kararı üzerine, 17 Kasım 1922'de Sultan Vahidettin, İngiltere himayesine sığınarak Malaya zırhlısı ile yurdu terketmiş ve Malta'ya gitmiştir. Oysa Osmanlı tarihinde hiçbir padişahın düşmana sığınmak gibi bir tutum içine girdiği görülmemiştir.

Anket  
 
Gaziantep Lisesi Anketi
Gaziantep Lisesi'nde okumak ister miydiniz?

okumayı çok isterdim
belki olabilir
hyr okumak istemezdim


Şu Andaki Durum
 
Reklam  
   
DuYuRu  
 









-----KODBUL-----


Sayın Ziyarteçilerimiz Çok Yakında Metin2 (M ve EP) satışları Başlayacaktır Müracaar selinbilgisayarcafe@w.cn Teşekkürler



 
Reklam Alanı  
  SİZDE
REKLAMINIZI SİTEDE
YAYINLATMAK
İSTERSENİZZZZ
candyshop_yavuz@hotmail.com
ekleyin
 
DÖVİZ, BORSA  
 
TurkeyRank.Com - Pagerank Servisi
 
Bugün 21924 ziyaretçi (36356 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=